Ankara booked.net
+19°C

23-04-2021 16:19 Kategori: GÜNDEM | Bölge: Ankara

İçimizdeki Çocuğun 23 Nisan Günlüğünden

İçimizdeki Çocuğun 23 Nisan Günlüğünden
  • Facebook Paylaş
  • Yorum Yaz

"Bugün 23 Nisan 2021. Türkiye Büyük Millet Meclisinin açılışının tam 101. Yılı… Daha dün gibi. Geçtiğimiz yıl -ömrümüzde ilk defa- salgın sebebi ile evlere kapanmıştık da TBBM’nin 100. Yılını buruk kutlayacaktık. "

-Bayramımız kutlu olsun-  

Bugün 23 Nisan 2021. Türkiye Büyük Millet Meclisinin açılışının tam 101. Yılı… Daha dün gibi. Geçtiğimiz yıl -ömrümüzde ilk defa- salgın sebebi ile evlere kapanmıştık da TBBM’nin 100. Yılını buruk kutlayacaktık. Ama hiç de öyle olmadı… Bu milletin çocukları, gençleri; her an her yaşta çocuk ve genç kalmayı bilmişleri bu burukluğa izin vermediler. Ve 100. Yılı coşku ile kutladılar. Bir millet   -ki o millet Türk Milleti ise-  hem

‘bendimi çiğner aşarım’ diyecek,

hem de o milletin evlatlarını küçük bir mikrop durduracak, öyle mi? Yanıldınız…

Evet. Bugün 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı. Gönül isterdi ki şu küçük musibet (küçücük mikrop) şimdiye kadar geçip gitmiş olsun. Ama olmadı. Hâlâ salgın ile mücadele etmekteyiz. Duam o ki şu illet bir an evvel insanlığın yakasını bıraksın. Fakat hiçbir şey içimizdeki çocuğun sevincini, coşkusunu, inancını onun güçlü yüreğinden koparamaz. Bu inançla milletimin ve milletimin çocuklarının ulusal egemenlik ve çocuk bayramını, TBMM’nin açılışını yürekten kutluyorum.

Bugün ben de bu coşkuya ‘içimdeki çocuk’un günlüğünden yüreğime işleyen birkaç 23 Nisan manzarasını sizlerle paylaşmakla katılmak istedim. Bu paylaşımla umdum ki siz de milletimin teminatı çocuklarımızla, gençlerimizle bir kez daha gururlanır; çocuklarına, gençlerine, milletine güvenen ve onlardan her an için desteklerini esirgemeyen ‘içindeki çocuk’u  daima yaşatmış büyüklerle onur duyarsınız. Kim bilir, belki şu mikropla(larla) da daha kuvvetli savaşırsınız.

Şimdi, benim kısacık ama –inanın ki- dopdolu 23 Nisan seyahatimde benimle olmaya var mısınız? Buyrun, başlıyoruz, o vakit:

  1.  

"GİRİZGÂH"

“ Zamanı ölümsüzleştirmenin en içli ve ince yolu şiirdir. Şiir, histir; hem yazan hem okuyan için…

 

İstedim ki şiirimle nehrimin akışını sunayım okuyan yüreklere…İstedim ki ezelden ebede, geçmişten geleceğe, gelenekten moderne ânı duyan ruhlar ‘Ben’de, ‘Can’da, ‘Sır’da ve ‘Yazı’da buluşsun.

 

Görürüz!.. Duvarlar beden için. Ruhlarda kanat var… Ânların mânâsına eren ise ruhtur. İşte, varlığın ve hayatın şiiri budur. Ânı ölümsüzleştirenlere sonsuz teşekkürümle…”

(‘EL YÜREĞİ TUTUNCA’ Şiir Kitabı- Eylül 2011, Ankara)

 

Yukarıdaki paragraf, ilk telif eserim olan şiir kitabımın önsözüdür. ‘Şiir’ hakkındaki orijinal his ve görüşlerimi içermektedir... 23 Nisan 2013’te okulumda (Dede Korkut Anadolu Lisesi -idi.-) okulumu ziyaret eden kıymetli hocam Hayrettin İVGİN’e Eserim El Yüreği Tutunca'yı takdim ederken...

                                                            

23 Nisan 2014’te hislerimizi şu şekilde terennüm etmişiz:

" Çocuklarımızı özgüvenli, yürekli, insani değerlere sahip çıkan, muhakeme gücü yüksek ve hayal dünyası ile buluş/girişim kabiliyeti zengin, aşkın asıl manasına ermiş, kültürlü ve donanımlı, alın terinin değerini özümsemiş, içindeki çocuğu hiç öldürmeyen, hayalden ve hakikatten beslenerek hayata hakiki ve samimi renkleri katabilen birer Türk ve dünya vatandaşı olarak yetiştirmeliyiz."

-İçimdeki Çocuğa-

Doğum günümüz birdir

Bunu yazı söyledi

Sen içimin dilisin

Bunu ruhum söyledi

Düştüm elimden tuttun

Bunu zaman söyledi

 

Ağladıysam güldürdün

Bunu rüzgar söyledi

 

Kör ettiler sen gördün

Bunu gözüm söyledi

 

Yıldığımda azimsin

Bunu hayat söyledi

 

Büyümeme sebep sen

Bunu huzur söyledi

 

Bana cesaret verdin

Bunu çınar söyledi

 

Arzumu sen yansıttın

Bunu pınar söyledi

 

İçimde hep baharsın

Bunu mevsim söyledi

 

Her vakitte çağlarsın

Bunu umut söyledi

 

Çocuk yanım özümsün

Bunu gönlüm söyledi

 

Kuvvetimsin gücümsün

Bunu diller söyledi

 

Aşka senle yanmışım

Bunu güller söyledi

 

Hazinene kanmışım

Bunu pirler söyledi

 

İlhamı senden aldım

Bunu renkler söyledi

 

Senin yanına vardım

Bunu sesler söyledi

 

Bitmeyen senfonimsin

Bunu yürek söyledi

 

Benim çocuksu yönüm

Canlandırdın anımı

 

Gülümseten şiirle

Yansıttım şükranımı

  1.  

Şiir yazdım bu demde, bunu içim söyledi...

   (‘HAYALDEN ÖNCE HAYALDEN ÖTE’ Şiir Kitabından. 23 NİSAN 2014- Ankara)

 

  Fotoğraf: Oğlum 9 yaşında iken bir 23 Nisan piyesinde Vali rolünde.

 

 

 

  1.  

İÇİMDEKİ ÇOCUKTAN TÜM ÇOCUKLARA

 

Yeniden dünyaya gelseydim:

Altı yaşında hafız olurdum.

On üç yaşında ilk kitabımı yazardım.

Ve her yıl yeni bir kitap eklerdim son nefesime kadar.

 

Yirmili, en geç otuzlu yaşlarda Hacca giderdim.

En az yedi sekiz dil öğrenirdim.

Gençlik yıllarında uluslararası sosyal sorumluluk projelerine katılır; birçok ülke ve kültür tanırdım.

ve nihayetinde dünya çapında bir sosyal kuruluş kurardım.

 

Kitap okumalarım ve şehir gezilerim daha da sık olurdu.

En az üç farklı ilimde derinleşirdim...

Ve daha neler neler...

 

Dur bakayım... Hâlâ yapabileceğim çok şey var...

Evvelin ve âhirin; "Ya Bismillah."

(23 Nisan 2016)

 

  1.  

          “Gençlerle GENCİNE Proje Ofisi Girişimi”

 

İnsanların hayalleri vardır: Bir ömür…

İnsanların hayalleri vardır: Çağlar boyu…

İnsanların hakikate dönüştürebildiği hayalleri vardır: Dededen toruna üç nesil aktarılan… Ve nesiller boyu akıp gelen…

 

Öyle güçlü insanlık hayalleri ki bunlar; kıtalar arasına köprü kurar, denizin altından raylar döşer… Hayalleri, insanları ve hakikatleri birbirine kavuşturur, yüzyıllardır yorulmadan.

 

Hayaller, gücünü Hakk’ı bilen hakikati arayan yüreklerden alır. O güçtür ki hayali hakikat yapar. Yürekler; bugünün hakikatine, yüzyılların adım adım hayallerinin şimdiyi fethiyle; yarının hakikatine, yüzyılları aşarak hayal-hakikat sırrında halkalanmış ‘hakiki ve has’ rüya kementleriyle ulaşırlar. Yürekler ki geçmişe, şimdiye ve yarına ‘insana ve rüyalarına inanmış’ eserlerle damga vururlar. Ofisimiz de böylesi bir hayalin ürünüdür; hakikate yüreklerle koşan…

GENCİNE,

HAYAL-HAKİKAT, RÜYA-GERÇEK, AN-TARİH, KAPI- KÖPRÜ, ALIN YAZISI- İNSAN, YÜREK TİTREYİŞİ-ESER bağlarını keşfeden yürekli akılların ve akıllı yüreklerin ‘insanlık’ için gördüğü rüyanın adıdır.

 

GENCİNE ideali; kültür, eğitim alanında, yayıncılıkta, sosyal projelerde, ilim-edebiyat-kültür-sanat araştırmalarında geçmişten bugüne, bugünden geleceğe köprü kurmak; her yaştan insanın yürek imbiğinden geçmiş ‘BİZ’e ait ‘ESER’lerini hazırlamasına imkân vermek; milletimizin, ümmetimizin ve insanlığın daima taze, güçlü ve gür SES’i olmaktır.

 

Ofisimizin çatısında yürekli insanımızdan ve zengin ilim-kültür mirasımızdan aldığımız güçle gerçekleştireceğimiz bütün çalışmalarda, ortaya koyacağımız eserlerde, ‘insan’a:

 

Geçmişi anlatacağız; şimdiyi kavratacağız; yarını hazırlayacağız.”

 

İLHAMIMIZ TARİHİMİZ, KUVVETİMİZ İNSANIMIZ, REHBERİMİZ İNANCIMIZDIR. (23 Nisan 2017) 

 

Hatırlatalım: GENCİNE’nin yönetiminde gençler vardır…

 

  1.  
  1. Günün İncilerinden:

 

‘İnsan İlişkilerinde üç temel esas vardır: Samimiyet, şeffaflık ve hakkaniyet.’ (23 Nisan 2018)

 

  1. SEBEP EY…

 

sebep ey aşk

medet ey gönül

gönül bir kuş

ey sevgili

sen ki bunu bilmiyor/sun

 

bir göçüp gitsek ahirete

vardığım o yerde

kanat çırpan bu yürek yorul/sun

 

bin kez ölsem de bin kez dirilsem

her katremde

aşk sebebim sorul/sun

 

aşkta ölmekse rüya

şu tek rüyam

daim hayra yorul/sun

 

sebep ey aşk

sebat ey gönül

aşka medet o mahşerde

bîcanımla durul/sun

 

gönül bir kuş

Ey Sevgili

Sen ki bunu biliyor/sun

 

YEGÂH ELİF MİRZÂDE (R)  / 23 Nisan 2018

(‘ELİF BEZELİ KİTAP' Şiir Kitabından ‘ESMA ve NECM' Romanına -aktarıldı.-)

 

 

 

 

                                

 

 

 

7.

İçindeki Çocukla Gençlere Hayat Veren Usta:

 

‘Gazi Anadolu Lisesi 9 TÜBİTAK - EDEBİYAT Projesi çalışmaları. Rabbim bu güzel projeye en büyük katkıyı sağlayan, gece gündüz demeden çalışan gönlü güzel insanı bu projede ve bundan sonraki her alanda başarılı kılsın. #odunişler# olarak naçizane elimizden geldiğince tam destek inşallah.’ dedi USTA!

 

Açıklama:  Ankara dışından ‘bizi ve proje çalışmalarımızı hiç görmemiş ama gönül gözü ile çocuklarımın (öğrencilerimin ) üstün çabasını görmüş’ bir büyük yürek: Antalya’dan… Ağaç Ustası. O vakitler dostumuzu ‘Odun İşler’ ismi ile yani iş markası ile tanıyorduk. (23 Nisan 2019’da söylediği yukarıdaki sözleri bize değil aslında ‘çocuklarımın’ büyük gayreti ve coşkusuna olan hayranlığına yazmış. Dostumuz tam dokuz projemizin ismini ağaç kütüklere yazarak ve proje temasına göre resimleyerek taa Antalyalardan Ankara’ya bilim şenliğimize bize göndermiş, projemize anlamlı katkı sağlamıştı. Teşekkür ederiz içindeki çocuğu hep yaşatan Ağaç Ustası…

 

                            

 

 

            8.

                        GURUR DOLU BİR TAKDİM

 

“Biz çocuklarımızla, gençlerimizle varız. 23 NİSAN 'TBMM 10O. Yılı' kutlama videosu hazırlayan gençlerim (Gazi Anadolu Lisesi Müzakere Kulübü Stratejik Okul Projesi Çalışma Meclisimiz) 'Hocam, sizsiz olmaz' dediler. Biz takdimi yapsak da çalışma büyük Milletimizin büyük yürekli çocuklarınındır.

Takdim'den sonra Youtube'daki çalışmayı izleyiniz lütfen!

https://m.youtube.com/watch?v=2JH4CXT2oYk”    (23 Nisan 2020, TBMM 100 Yaşında)

 

Bu son paylaşıma da şunu ekleyelim: Ne büyük gurur ki gençlerim hazırladıkları bu video ile geçtiğimiz yıl TBMM’nin 100. Yıl kutlamaları çerçevesinde çocukların / gençlerin hazırladığı video yarışmasında ödüle layık görüldüler. 

 

                                             

                            (TBMM Başkanımız Prof. Dr. Sayın Mustafa ŞENTOP’un mektupları)

 

İşte benim milletim ve çocukları böyledir. İçindeki çocuğu hiç öldürmeyen her yaştan büyük yürekle bu millet sonsuza dek yaşayacaktır. Bayramımız kutlu ve daim olsun.

 

Sanıldı ki bayramımızı buruk kutlayacaktık. Ama hiç de öyle olmadı… Olmayacak da! Bu milletin çocukları, gençleri; her an her yaşta çocuk ve genç kalmayı bilmişleri bu burukluğa izin vermediler, vermeyecekler. Ve nice yüz yılı coşku ile kutlayacaklar. Bir millet  -ki o millet Türk Milleti ise-  hem

‘bendimi çiğner aşarım; yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım’ diyecek

hem de o milletin evlatlarını küçük bir mikrop durduracak, öyle mi? Yanıldınız…

 

Saygılarımla.

 

Rana İslam Değirmenci



Kaynak: Haber Merkezi
Editör: Rana İslam Değirmenci
Bu haber 509 defa okunmuştur.
HABERE YORUM YAZIN



FACEBOOK YORUM


DİĞER GÜNDEM HABERLERİ

gazete manşetleri 
ANKETİMİZE KATILIN

Türkiye'nin Son Durumu?

39.5%

18.4%

15.8%

26.3%


PUAN DURUMU

E-BÜLTEN ABONELİĞİ