Ankara booked.net
+19°C

11-09-2021
İdris ORTAKAYA

İdris ORTAKAYA

CUMHURBAŞKANINA AÇIK MEKTUP
ortakaya@anadolucanlihaber.com

SAYIN RECEP TAYYİP ERDOĞAN

       T.C. DEVLET BAŞKANI

 

Sayın Başkanım, ben İdris Ortakaya, gazeteci yazarım.

1948 Van doğumluyum.

Yaşamım boyunca Emperyalizme karşı, hayatı pahasına mücadele etmiş bir Devrimciyim.

 

Bedeller ödemiş, mağdur edilmiş, hatta idamla yargılanmış ve on yıl siyasi yasaklı cezası almış olmama rağmen ülkeme küsmemiş, ülkemle her daim onur duymuş birisiyim.

 

Halen, tam bağımsız Türkiye için mücadele etmekteyim.

Yaşamım boyunca mücadelem devam edecektir.

 

CHP’de uzun yıllar görev yaptım.

Hiç bir ideolojisi olmayan, davası olmayan, inancı olmayan, tamamen kişisel çıkarlara dayalı dandik bir siyasi yapı olduğunun farkındaydım.

 

Bu yapıya bir vizyon kazandırmak için siyasi bir mücadele yürüttüm.

 

Tabii ki başaramadım.

 

“Savcı; iddianamesinde CHP’yi ideolojik, Marksist, Leninist bir çizgiye getirmeye çalıştığımı iddia etmişti. Bu nedenle 141 ve 142 ceza maddeleri ile yargılandım”.

 

 Sonuçta on yıl siyasi yasaklı oldum.

 

 

Hatırlıyorum; onlarca bankamız soyulmuştu.

Ekonomik anlamda emperyalizmin denetimi altına girmiştik.

Siyasal olarak, ülkemizi üçe bölmüşlerdi.

Doğu ve Güneydoğu PKK’ya tahsis edilmişti.

Trakya bölgemiz ve İstanbul Avrupa Birliği’nin istediği ülkelere tahsis edilecekti.

Geri kalanını da bize lütfedeceklerdi.

 

Devamında; asrın Deccalı Fetullah Gülen; "Haçlıların sizi işgal etmesinden korkmayın, onlar sizin namusunuza, ırzınıza el uzatmazlar" ifadelerini kullanarak, haçlıların ülkemizi işgal etmeleri için alt yapı oluşturmaya başlamıştı.

 

Ülke bitmişti.

İflas ettirilmişti.

Yüz yıl önce Osmanlı İmparatorluğu’nun toprakları nasıl paylaşılmışsa, T.C. toprakları da paylaşılmaya hazır hale getirilmişti.

2002 yılında siz seçimi kazandınız.

FETÖ iktidardı.

Doğu ve Güneydoğu PKK’nın denetimindeydi.

Bakanlarınızı, Bürokratlarınızı siz tespit edemiyordunuz.

Sizin tespitleriniz içindeki şahısları onlar tercih ediyorlardı.

Yani hiç bir iş yapamayan, yetkisiz ve göstermelik bir oluşumun içindeydiniz.

 

Çok büyük bir lider olma vasfına sahip olmanız, cesur ve yürekli olmanız, inançlı olmanız, canınızı ortaya koymanız, kimseden korkmamanız, akılın gerektirdiği doğruları yapmanız ve en önemlisi sabırlı davranarak, zaman ve şartların oluşmasını bekledikten sonra gerekenleri yapmanız, sizi başarıya ulaştırmıştır.

 

Sizin için hazırlanan, iç ve dış komplolara girmek istemiyorum.

Neler yaşadığınızı herkes bilmektedir.

Tüm komploları boşa çıkarmış olmanız da, kesinlikle güçlü lider olmanızın bir sonucudur.

Sizin çok doğru ve çok namuslu bir insan olduğunuza can-ı gönülden inanmaktayım.

FETÖ terör örgütü tarafından tam bir kuşatma altındaydınız.

Yatak odanıza dahi dinleme cihazları yerleştirilmişti.

Telefonlarınız dinleniyordu.

Kısacası nefes alış verişleriniz dahi biliniyordu.

 

Ayakkabı kutularındaki paralarla ilgili komplonun sosyal medyaya aktarılmasında, sizin oğlunuz Bilal ile yaptığınız uyduruk kasetteki konuşmada paraların yerini değiştir demeniz yaygınlaştırılıyordu.

 

Bu alçak yalana boyun eğmediniz.

Karşı koydunuz.

Olayın yalan olduğu ortaya çıktı.

Yine de bir takım geri zekalılar inanmaya devam ettiler.

O dönemde FETÖ sizin her hareketinizi kontrol altında tutuyordu.

En küçük bir yanlışınız olmuş olsaydı, bu alçak FETÖ’cüler Dünyaya duyururlardı.

Bu da sizin çok namuslu bir insan olduğunuzun göstergesidir.

 

 

Sayın Başkanım,

 

Yüzlerce, hatta binlerce hizmetlerinizden, yalnızca bir kaçından  bahsetmek istiyorum.

Savunma sanayi; 1980 yılında Doğubeyazıt birinci Mekanize Tugayda yedek Subay olarak askerlik görevimi yapmaktaydım.

Bir tatbikat yapılmaya karar verildi.

 

Birliklerimizden yedi kilometre mesafede bir, ilk toplanma alanı tesbit edildi.

Birlikler toplanma alanında buluşarak tatbikat bögesine hereket edeceklerdi.

Benim Bölüğümde dokuz adet Tank vardı.

Üç tankla toplanma bölgesine vardık.

Altı tankımız yolda kalmıştı.

Diğer birlikler de bizden farklı değildi.

ABD tüm hurda savaş araçlarını bize vermişti.

 

Rezil olmuştuk.

Yedi kilometre yol boyunca, arızalanan araçlarımız sıraya dizilmişti.

Komutanlar, bu durumda tatbikat yapılamaz kararı aldılar.

Tatbikat iptal edildi.

Subay ve Astsubayı jiplerle tatbikat alanına götürmeye karar verdiler.

Yüz, yüz elli kilometre mesafede olan tatbikat alanlarını dolaşıp döndük.

Ne yazık ki o dönemdeki Ordumuz, nicelik bakımından büyük, nitelik bakımından içler acısı durumdaydı.

Sayenizde bu gün Türk Ordusu nitelik bakımından Dünyanın en sayılı orduları arasında yer almaktadır.

 

Nereden nereye….

 

Sağlık konusunda, Afrika ülkelerinden farksız bir durumdaydık.

Hastaneler pislik içindeydi.

Muayene olmak mümkün değildi.

Parası olmayan hastaneye yatamazdı.

Hastanede ölenlerin masrafları ödenmeden cenazeleri verilmezdi.

Getir parayı al ölünü derlerdi.

Savaş Ay tarafından hazırlanan TV programda bu konu açık bir şekilde gözler önüne serilmiştir.

Bu gün beş yıldızlı otel kalitesinde olan hastanelerimiz ve sağlık teşkilatımız Dünyanın en iyileri arasında yer almaktadır…

 

Nereden nereye…

 

Geçmişte Devlet alacaklarını tahsil eden ve kimseye zırnık koklatmayan bir yapıya sahipti.

Bugün " İnsanı yaşat ki Devlet yaşasın" Anlayışı ile mağdur olan, muhtaç olan her ferdin yanında Devlet vardır.

Bir çocuk kaybolmuşsa, hemen arama kurtarma ekipleri devrededir artık…

Bir doğal felaket olduğunda saatler içinde Devletin tüm kurumları harekete geçer.

Devlet mağdurların yaralarını sarar ve tüm ihtiyaçlarını karşılar.

Özürlü çocuğu olanlar, yaşlı yakınlarına bakanlara Devlet aylık maaş ödemektedir.

Yani Devletimiz tam anlamı ile sosyal bir Devlet konumundadır.

 

Nereden nereye…

 

Bu hizmetlerinizi topluma anlatabilen bir mekanizma KURULAMADI… 

PARTİ’nin de bu noktada arzu edilen çalışmaları yapıyor olmaması bizleri üzüyor…

 

25 ile 30 yaşındaki gençlerimizin büyük bir bölümü yirmi yıllık tarihimizden bi haberdirler.

Diğer sosyal hizmetler ise, sadece ilgililer tarafından bilinmektedir.

 

Toplumumuzun büyük bir bölümü, yapılan hizmetleri bilmez bir durumda…

Ben "Bütün Sivil İnisiyatif Eğitim ve Kültür Oluşumu Derneğin'in Genel Başkanıyım.

Onlarca sivil toplum kuruluşu ile ortaklaşa çalışmalar yapıyoruz.

 

Yirmi yıl öncesi ve yirmi yıl sonrası Türkiye'nin durumunu gençlerimize anlatmak, bir vatan severlik hizmetidir.

Bu hizmet 81 İl ve 922 ilçede verilmelidir.

 

Çok büyük bir organizasyon tabii ki bu…

Sizin himayeniz olursa biz bu önemli göreve talibiz.

Yapılan çalışmalara destek olmak babında Sivil toplum kuruluşları olarak elimizi taşın altına sokmak istiyoruz.

Uygun görürseniz, bu hizmete ilişkin projeyi zati alinize taktim etmek bizleri onurlandıracaktır.

Kendi çapımızda yürüttüğümüz bu çalışmaların sizlerle arzu edilen hedefe en kısa sürede ulaşacağı kanaatindeyiz…

 

Sayın Başkanım,

 

Artılarınız çok fazla.

Yüzlerce sayfaya sığdıramayız.

Ancak her şeyi doğru yaptınız dememiz de mümkün değil.

İlk Başbakanlığınızdan bu güne kadar, sizin yanınızda yer aldım.

 

Bana göre, emperyalizme karşı canı pahasına mücadele eden yüz yılın en büyük devrimci liderisiniz.

 

En yakınlarınız tarafından arkadan hançerlendiniz.

Adam seçme konusunda başarılı olduğunuzu söyleyemem.

Bu eksikliklerinizi gözden geçirmelisiniz.

Ben size fahri danışmanlık yapmaktayım.

Belki bu eksikliklerinizi danışmanlarınız fark etmiş, ancak size söylemekten korkmuş olabilirler.

Benim sizden şahsım için hiç bir beklentim yoktur.

Tek derdim ülkemdir.

 

Bu ülke ne kadar güçlü olursa bizde o oranda güçleniriz.

 

Sizin 2023 seçimlerinde yeniden Cumhurbaşkanı seçilmeniz, ülkemizin bağımsızlık virajını dönebilmesi açısından oldukça önemli…

 

Aksi taktirde, Bağımsız ülke olabilmemiz için çok büyük bedeller ödemek zorunda kalırız.

 

15 Temmuz ikinci Kurtuluş Savaşı’mızdır.

Bu savaş sonunda milyonlarca Erdoğanlar oluştu.

Ülkemizi kimse teslim alamaz.

Ancak lidersiz bir ordu da çok başarılı olamaz.

Bu anlamda sizin liderliğiniz kesinlikle elzemdir.

Konuşmalarınızda, bu ülkeyi çapulculara teslim edemeyiz diyorsunuz.

Çok güzel.

Bununla ilgili tedbiriniz nedir?

İstanbul belediyesi için de aynı ifadeleri kullanmıştınız.

Ancak İstanbul’u teslim ettiniz.

Yirmi yıldır Devleti siz yönetiyorsunuz, ancak bir sürü çapulcu iktidarda, istedikleri gibi at koşturuyorlar.

Seçim tarihinde, devamlı iktidarda olanlar hille yaparak seçim kazanır.

İstanbulda muhalefetin hile yapması Dünyada görülmemiş bir örnektir.

2023 seçiminde de böyle yaparsanız, bu ülkeye büyük kötülük yapmış olursunuz.

Devletin içinde bir sürü hainler mevcuttur.

 

Bunlar hem bu ülkenin ekmeğini yiyor, hem de ihanet ediyorlar.

Vatana ihanet edenlere karşı, mutlaka yasal bir düzenleme getirmelisiniz.

Bu düzenlemede yasal olarak ihaneti isbat edilmiş kişilerin mal varlıklarına el konularak, vatandaşlıklarının iptal edilmesi şarttır.

Bu yasal düzenlemeyi bir türlü gündeminize almadınız.

 

Lütfen bu önemli eksikliği gideriniz.

Bu ülkesi için canını ortaya koyanların talebidir.

Ayrıca size ve Türkiye Devletine güvenen, Dünyadaki tüm mazlum ülkelerin özlemidir.

Bu yasal düzenlemeyi es geçemezsiniz.

Avrupalılar ve ABD demokrasiyi kendi çıkarları doğrultusunda yorumlar ve uygularlar.

Bizde aynı şekilde yapmalıyız.

Selehattin Demirtaş, ülkeye ihanetten tutukludur.

Kılıçdaroğlu neden dışarıdadır?

Selehattinden daha mı az haindir?

Adam, iktidar olursam tüm vatan hainlerini serbes bırakacağını söylüyor.

Görevlerinden alınan hainleri, göreve iade edeceğini söylüyor.

15 Temmuz şehitlerinin kemikleri sızlıyor.

 

"Bu ülkede mal güvenliği, can güvenliği yoktur, burası açık ceza evidir" diye başka ülkelere kötüleyen birinin, bu ülkede siyaset yapmasını hazm edemiyorum. On beş temmuzdan sonra, Başbakan olacağını açıklayan, FETÖ nun Asenesi, Meral, neden yargılanmıyor?

 

Bu alçaklıklara son vermek için mutlaka , ülkeye ihanet yasası çıkarmak zorundasınız.

FETÖ ve PKK terör örgütlerini çekinmeden savunanları bu ülkede barındırmak zuldür.

Bu konuda radikal davranmak mecburiyetindesiniz.

Zaten, her fırsatta sizin diktatör olduğunuzu çekinmeden söyleyen bu alçaklara demokrasi çizgisinden bakmak büyük hatadır.

Bu konuda çekingen davranmanıza bir anlam veremiyorum.

 

Unutmayın, hiç kimse Devletten daha güçlü ve daha büyük değildir.

Bu Devlet, kendine ihanet edenlerin defterini dürebilecek güçtedir.

Unutmamalıyız ki; BAŞARI için BAŞ olmak ARI gibi çalışmak gerekmektedir…Sizin gibi.

Bu noktada da ülkemizin tek umudu sizsiniz…

Bize de düşebilecek her göreve hazır olduğumuzu arz ederiz.

 

Saygılarımla…  

                                                                     

İdris ORTAKAYA

Bu makale 258 defa okunmuştur.
MAKALEYE YORUM YAZIN



FACEBOOK YORUM



gazete manşetleri 
ANKETİMİZE KATILIN

Türkiye'nin Son Durumu?

42%

20%

12%

26%


PUAN DURUMU

E-BÜLTEN ABONELİĞİ