Ankara booked.net
+19°C

09-06-2021 12:58 Kategori: KÜLTÜR SANAT | Bölge: DÜNYA

Milli Cesaret

Milli Cesaret
  • Facebook Paylaş
  • Yorum Yaz

"Irak Türkleri arasında oldukça yaygın olan “Kızım sana diyirem, gelinim sen işit” atasözü kayınvalide ile gelin arasında geçen bir hikayeyi anlatıyor. "

Yazan: Mehmet Haşim Salihi

Irak Türkleri arasında oldukça yaygın olan “Kızım sana diyirem, gelinim sen işit” atasözü kayınvalide ile gelin arasında geçen bir hikayeyi anlatıyor. Bir kayınvalide gelinine demek istediğini yüz yüze demekten kaçınarak, diyeceği lafta kızını muhatap tutar. Böylece kayınvalide gelin ile daha sonra da oğlu ile baş gösterecek her hangi bir sorundan kendini uzak tutmuş ve suçu kendisine giydirmemiş olur. Bir taraftan gelinini hedef almak isteyen kayınvalide, diğer taraftan da savunma sistemi gibi kendisini süt beyaz temiz tutmak isterken tam bir çıkarcı gibi davranmış olur. Suçüstü yakalanmadan içinde biriktirdiklerini dışa vurur kimsenin ruhu duymadan. Böylece psikolojik olarak kayın valide kısmen de olsa rahatlamış olur. Söz konusu olan “Kızım sana söylüyorum gelinim sen işit” atasözü neredeyse bir kayınvalide ile gelin arasında sınırlı kalmayarak, çok daha ötesine geçmiştir. İçinde yaşadığım toplum günlük hayatında da aynı ata sözünün doğrultusunda hareket ettiğini net olarak görmek mümkün. Bir kayınvalide hem toplum içerisinde kendine leke düşürmemek, hem de oğlu ile sorun yaşamamak uğruna gelini ile yüz yüze gelmeksizin dolaylı bir şekilde istediğini söyler. Yanı kayın valide gelinini kötülemek isterken önce kendi çıkarını göz önünde tutar bencilce davranır. Aynı şekilde millet olarak biz de demek istediğimiz sözleri maalesef sahibine değil kendi aramızda konuşmaktan içimizi boşaltıyoruz. Böylece de kimse şüphelenmeden rahatlamış oluyoruz. Seçimler için gösterilen adaylarda olan görüş ve fikrimizi adaya değil kendi aramızda konuşuyoruz. Yazmadan ve yayımlamadan siyasi çalışma mekanizmasını açık ve net olarak eleştirmeden, yine sadece aramızda konuşuyoruz. 3-5 kişiden oluşan sözde parti gösterilen kişilere, parti olmadıklarını ve sadece bir kişinin çıkarı için hareket eden ofisi olduğunu ilgili kişiye demeden kendi aramızda tartışıyoruz. 10 kişiyi bir araya getiremeyen, bir yürüyüşe 10 kişi çıkaramayan sözde parti ismini taşıyan kişiye “sen parti değilsin” söylemek cesaretimiz olmadan, aramızda onu yerden yere vurmaktan hoşlanıyoruz. Türkmen hak ve hukukunu senelerce sindiren, dava ve millet çıkarı aleyhine çalışan ve bugün Türkmen partisiyim diye seçimler arifesinde halkın arasında oturan birisine, dur deme cesaretimiz olmadan tepkilerimizi kayın valide gibi kızımıza demekle yetiniyoruz. Seçimler gibi hayati meselelerde kabullenmediğimiz bir konuyu, ancak aramızda konuşmakla çözüleceğini sanarak, sıkıntılarımızın daha da büyümesine yol açmış oluyoruz. Kendimizi her türlü şüphelerden uzak tutmak için kayın valide yöntemini kullanmakla her zaman bize kafi geliyor. Tıpkı kayınvalide gibi içimizi dökerek psikolojik rahatlık bizi tatmin ediyor neredeyse. Yüz yüze sorunlarımızı çözmeden, ilgili makam ve kişilere net görüş ve fikrimizi söyleme cesaretimiz olmadan, bence ne köy oluruz ne de kasaba. Hep ezik kalırız, nihayet bu alışkanlık devam ederse ve bu rüzgar böyle eserse ne bıyık koyar ne de sakal. 



Kaynak: Haber Merkezi
Editör: Hakan Dikmen
Bu haber 124 defa okunmuştur.
HABERE YORUM YAZIN



FACEBOOK YORUM


DİĞER KÜLTÜR SANAT HABERLERİ

gazete manşetleri 
ANKETİMİZE KATILIN

Türkiye'nin Son Durumu?

38.3%

21.3%

12.8%

27.7%


PUAN DURUMU

E-BÜLTEN ABONELİĞİ